Avusturya turları

1 tur · 1 şehir · 1 yerel rehber · Aracısız, doğrudan rezervasyon

Avusturya'ya vardığında ilk fark ettiğin şey sessizlik oluyor. Viyana'nın kahvehanelerinde bile bir ağırlık var, herkes gazetesini okuyor, kimse acele etmiyor. Sokaklarda yürürken barok cepheler, sarı tonlarındaki saraylar, Ring Bulvarı'nın geniş kaldırımları seni karşılıyor. Schönbrunn Sarayı'nın bahçesinde bir öğleden sonra geçirmek, Stephansdom'un gölgesinde bir simit yemek, Naschmarkt'ta peynir ve turşu kokuları arasında dolaşmak, hepsi Viyana'nın günlük ritmine ait.

Ama Avusturya sadece başkentten ibaret değil. Salzburg'a gidersen dağların arasına sıkışmış bir şehir bulursun, kaleden aşağı bakınca nehir ve çatılar bir arada uzanır. Batıya, Tirol'e doğru gittikçe Alpler kendini gösterir, Innsbruck'un dar sokaklarında yürürken tepelerdeki kar hâlâ görünür. Güneye inersen, Klagenfurt ve Wörthersee Gölü'nün çevresinde bambaşka bir hava var, daha yavaş, daha güneşli, gölün kenarında oturup geçen tekneleri izlemek bir alışkanlık halini alıyor.

Klagenfurt'ta yürürken şehrin tarihini genelde erkek isimleriyle anlatırlar sana, ama burada kadınların da bıraktığı izler var ve bunları görmek için biraz farklı bakmak gerekiyor. Neuer Platz'taki Maria Theresia heykelinden başlayan bir yürüyüş, seni şehri inşa eden bir mimardan, kule bekçiliği yapan bir kadından, sahnede parlamış bir opera şarkıcısından geçirip Landhauspark'taki bir çeşmede sonlandırıyor. Bu kısa mesafede şehrin başka bir katmanını keşfetmiş oluyorsun, turistik broşürlerde pek yer bulmayan hikayeleri dinleyerek.

Avusturya'yı gezmenin güzel yanı, her bölgesinin kendine has bir tempoyu taşıması. Graz'ın kırmızı çatıları, Hallstatt'ın gölü, Wachau Vadisi'nin bağları, hepsi birbirinden farklı bir Avusturya anlatıyor. Klagenfurt gibi bir şehirde bir rehberle yürümek, o katmanları tek başına fark edemeyeceğin ayrıntılarla tanıştırıyor seni.

Avusturya içinde nerede

Avusturya içinden birkaç tur